Ana sayfa Forum Z. Defteri Haber Ara
Çağırın Kurdoğlu'nu Gelsin
"Davullar!"

Yıl 1939. Mevsim bahar. Varsak Köyü’nün orta yerinde güreş var.
Bir bakraç sesi duyuluyor Hacı Mestan Kuyusundan. Atını sulayan bir yolcu kasketini düzeltiyor. Az ötede zeytin ağacının dibinde ayağı çarıklı bir delikanlı yağlıktan çıkardığı kuru ekmeğine çökeleği katık ediyor. Çakşırının cebinde kara saplı çakı, biraz teke kokusu mintanında…

Sabahtan toplanmaya başlayan kalabalığın asıl beklediği başpehlivanlık güreşi.
Halkevinin güne bakan yüzünde bir şenlik havası aydınlatıyor yüzleri. Kuru Düden aşka gelmiş çağıldıyor. Kısım kısım suya inenler var.

Keçiboynuzu ağacı güneşe meydan okuyor… Yanık tenli zurnacıların biri sürekli ‘ti’ çalıyor, diğeri güreş havası. Davullar zaten dengi dengine…

Uzak köylerden gelen güreş severlerin atları kişniyor arada bir. Yine başa güreşecek Varsaklı pehlivanlar.. Yürekler kabarık, gönüller serin…
Ayağı çarıklı, yeni çakşır giymiş delikanlılar biraz daha geriden bakıyorlar güreşe.
Önde köyün ağaları ve ileri gelenleri…

Gün boyu develerle sahilden kum çekilir, tarlada kök kazılır, dağda keçi otlatılırdı da düğünler güreşsiz olmazdı. Kapısını çaldığın her evde bir pehlivan vardı Varsak’ta...

Muhtar Halil Bilgin ( Kara Halil ) “üçayağı köstekli” bilinen atından indi. Bıyıklarını sıvazladı. Koşumlarını düzeltip atını bağladı. Cemaate selâm verip, keçiboynuzu ağacının gölgesine; Hacı Mestan Ağanın yanına oturdu.
Köyden askere gidecekleri söyledi Hacı Mestan’a… Ama Kurdoğlu’nun kız kaçırdığını söyleyemedi. Keyifsizdi. Dili varmadı söylemeye.

Cazgır Koca Hüseyin, gücü yettiğince salâvat getiriyor; pehlivanları sahaya çağırıyordu:

Allah Allah İllallah.
Hayırlar gele İnşallâh.
Pîrimiz Hamza Pehlivan.
Aslımız, neslimiz, pehlivan.
İki yiğit çıkmış meydane,
İkisi de birbirinden merdâne..
Allah Allah İllallah!
Alkışlarla diyelim Maşaallah!

Daha dün sahilden develerle kum çeken gençler, yorgunluklarını unutuyordu er meydanında… Kıran kırana güreşiyor ama pes etmiyorlardı.
Hacı Mestan, Hacı Mehmet Ağa ve bütün köylü; pehlivanlardan pehlivan beğenir fakat Kurdoğlu gibisini bulamazlardı.

Yaman pehlivandı Kurdoğlu…
Kispet giymez, çakşırının paçalarını bile bağlamazdı.
Daldı mı hasmına çok sürmezdi hakemin elini yere vurması. Yeter ki rakibinin paçasını bir yakalasın. Şu kadar yıl var ki elinden kurtulan olmamıştı.. Hatta bir keresinde bir beygiri bacağından yakalayıp kaldırıvermişti de, ela âlemin ağzı açık kalmıştı. “Paçayı tuttu mu ağacı bile devirir” derlerdi kendine. Her güreşinde ak çıkarmıştı Varsaklının yüzünü…
Bu, Hacı Mestan Ağa için Antalya’nın ağası olmaktan çok daha gurur vericiydi.

Öğle ezanı okunduğunda arı sudan abdest alıp, meydanın Kuru Düden tarafına düşen eski camide saf tutup namaz kıldılar. Nasırlı eller semaya açılıp dualar edildi.

Zaman ilerledikçe meydanda güreşenler azalıyor, bir top kumaş ödüllü başpehlivanlık yaklaşıyordu
Fakat ne kadar Varsaklı pehlivan varsa yenilmişti. İsmail Alkan, Hüseyin Motor, Ahmet Çeşme ( Çatal), Durmuş Koltaş ( Kıllı ) kendilerinden bekleneni yapamamışlardı. Bu güne dek hep galip gelen pehlivanlara bir hal olmuştu sanki…
Karaöz’den , Göçerler’den, Murtuna’dan gelen pehlivanlar meydanda peşrev çeke çeke dönüp duruyorlardı.

Akça Mehmet ( Kahraman), Molla Hasan (Topuz), Hasan Karaaslan ve Mehmet Dursun’dan oluşan hakem heyeti başpehlivanlık için ara verdi.

Hacı Mestan Ağa’nın gözleri Kurdoğlu’nu arıyordu.
Gergindi. Yanında oturan Hacı Mehmet’e döndü.
“Nerde kaldı bizim pehlivan?”
“Sorma”, dedi Hacı Mehmet, “Tozlu’nun kızını kaçırmış da, ortalıkta yok. Jandarmadan çekiniyor.”
Ayağa fırlayan Hacı Mestan Ağa, etrafındakilere seslendi:

“Çağırın Kurdoğlu’nu, gelsin!”

Oysa Kurdoğlu kaçak da olsa güreşsiz edemezdi. Az ötede bir damın üstüne güreşi izliyordu. Ağanın kendini sahiplendiğini görünce meydana çıktı…

Fakat karşısına çıkacak bir babayiğit yoktu.

Himmet Karataş, 8 Nisan 2008



10 Haziran 2009
Bu haber 2261 kez okunmuştur.

Yorumlar:

  ahmet kurt 

01.09.2010 - 10:35:05 

ruhun şaad olsun dedecigim senin gibi bir pehlivanın torunları olmaktan gurur duyuyoruz köfteci amat

  ahmet kurt 

01.09.2010 - 10:30:23 

ruhun şaad olsun dedecigim

  ... 

22.07.2010 - 13:41:58 

süper yaaa

  muharrem şardağ 

21.06.2010 - 16:47:43 

Bu insanlar ve Varsak hiç unutulmayacak.Bu yazılan bir hikaye değil tarihin ta kendisidir.Yaşatandan da yazandan da Allah razı olsun...

  varsklı 

02.06.2010 - 14:27:33 

ya çok güzelmiş hikaye insan o ana gitmek istiyo o kadar güzel varsak com saygılar

  çılgın 

17.05.2010 - 07:54:47 

didemizin yerine bir fatiha

  varsaklı 

09.04.2010 - 21:08:57 

9/nisan /2010 yazı tam 2 yılını doldurdu ama 2 dakika önce yazılmış gibi taze 200 yıl öteden bi haber emeği geçenlere sükranlarımı sunarım

  çoban internet zinciri 

05.03.2010 - 22:50:21 

çoban kafe hasan çoban hacı mestan torunuyum gurur duyuyorum allah bütün geçmişlerimize rahmet eylesin

  sakin 007 

21.02.2010 - 09:15:07 

dedemim ruhuna bir fatiha okuyalım

  nokta 

14.01.2010 - 10:28:26 

biz senin gibi boste değiliz

Sayfa: 1 2 3

MANŞETLER
Bayramınız "şeker" gibi olsun / Foto
Okul bahçesi asfaltlandı
Varsak'a açık semt pazarı ve park
İftar saatinde skandal..!
Kanalizasyon bağlantıları başlıyor
Okullarımıza yeni müdürler atandı
Varsak'ta tercih EVET/HAYIR
Sabret Sarı Yaylam
Üniversite yolcuları belli oldu
Sabır ver Allah'ım
Varsak'ta iftar yemeği veriliyor
Râhman Camii ibadete açıldı / Foto
Antalya'dan Erdoğan geçti
HABERLER
CHP'de 'rahibeli afiş' istifası
HAYIR oyu verecekler biliyor mu?
MHP'ye soğuk duş!
Ağaç sulayan camiden anons edilecek
Neye oy vereceğiz görelim
YAŞ'ta olanı doğru okumak
İsrail MİT Başkanı'nı neden hedef alıyor?
Bisikletiyle kamyonun altında kaldı
Kılıçdaroğlu'nun evet şartı
Varsak yasa büründü
Varsak İnş. Tur. Gıda Emlak Tic. Ltd. Şti. Antalya
Copyright © 2005